<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>kurtuluş özgen</title>
	<link>http://www.kurtulusozgen.com</link>
	<description>BELGESEL SİNEMACI</description>
	<pubDate>Fri, 28 Mar 2008 06:27:32 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>14.Uluslararası İstanbul Kısafilm Günleri (2002)</title>
		<link>http://www.kurtulusozgen.com/?p=30</link>
		<comments>http://www.kurtulusozgen.com/?p=30#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Feb 2008 10:46:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Katıldığı Festivaller]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurtulusozgen.com/?p=30</guid>
		<description><![CDATA[&#8230;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurtulusozgen.com/?feed=rss2&amp;p=30</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>13.Uluslararası Ankara Film Festivali (2001)</title>
		<link>http://www.kurtulusozgen.com/?p=29</link>
		<comments>http://www.kurtulusozgen.com/?p=29#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Feb 2008 10:45:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Katıldığı Festivaller]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurtulusozgen.com/?p=29</guid>
		<description><![CDATA[&#8230;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurtulusozgen.com/?feed=rss2&amp;p=29</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>2. Altın Safran Belgesel Film Festivali (2001)</title>
		<link>http://www.kurtulusozgen.com/?p=28</link>
		<comments>http://www.kurtulusozgen.com/?p=28#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Feb 2008 10:45:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Katıldığı Festivaller]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurtulusozgen.com/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[&#8230;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurtulusozgen.com/?feed=rss2&amp;p=28</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>13.Uluslararası İstanbul Kısafilm Günleri (2000)</title>
		<link>http://www.kurtulusozgen.com/?p=27</link>
		<comments>http://www.kurtulusozgen.com/?p=27#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Feb 2008 10:44:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Katıldığı Festivaller]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurtulusozgen.com/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[&#8230;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurtulusozgen.com/?feed=rss2&amp;p=27</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>12.Uluslararası Ankara Film Festivali (2000)</title>
		<link>http://www.kurtulusozgen.com/?p=26</link>
		<comments>http://www.kurtulusozgen.com/?p=26#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Feb 2008 10:42:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Katıldığı Festivaller]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurtulusozgen.com/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[&#8230;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurtulusozgen.com/?feed=rss2&amp;p=26</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Son Göç (2008)</title>
		<link>http://www.kurtulusozgen.com/?p=22</link>
		<comments>http://www.kurtulusozgen.com/?p=22#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Feb 2008 09:54:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Filmografi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurtulusozgen.com/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[Belgesel Film, 35&#8242;
(Yapımcı, Yönetmen, Metin Yazarı, Editör)
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Belgesel Film, 35&#8242;<br />
(Yapımcı, Yönetmen, Metin Yazarı, Editör)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurtulusozgen.com/?feed=rss2&amp;p=22</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Rüzgarlı Sokak - Cumhuriyet&#8217;in Basın Tarihi</title>
		<link>http://www.kurtulusozgen.com/?p=21</link>
		<comments>http://www.kurtulusozgen.com/?p=21#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Feb 2008 09:53:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Filmografi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurtulusozgen.com/?p=21</guid>
		<description><![CDATA[(Yönetmen, Metin Yazarı, Editör)
Yapım Tarihi : 2007
Süresi : 35&#8242;
Format : Betacam, Renkli, Belgesel
Yönetmen - Kurtuluş ÖZGEN
Yapımcı - Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi, Korkmaz ALEMDAR
Baş Danışman - Metin AKSOY
Danışman - Funda CANTEK


18-30 Haziran 2007 tarihleri arasında Ulucanlar Merkez Kapalı Cezaevi�nde gerçekleştirilmesi planlanan etkinliklerde gösterildi.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kurtulusozgen.com/wp-content/uploads/2008/02/ruzgarlisokak.jpg" alt="Rüzgarlı Sokak - Cumhuriyet’in Basın Tarihi" align="left" />(Yönetmen, Metin Yazarı, Editör)</p>
<p>Yapım Tarihi : 2007<br />
Süresi : 35&#8242;<br />
Format : Betacam, Renkli, Belgesel</p>
<p>Yönetmen - Kurtuluş ÖZGEN<br />
Yapımcı - Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi, Korkmaz ALEMDAR<br />
Baş Danışman - Metin AKSOY<br />
Danışman - Funda CANTEK<br />
<br ><br />
<br ><br />
18-30 Haziran 2007 tarihleri arasında Ulucanlar Merkez Kapalı Cezaevi�nde gerçekleştirilmesi planlanan etkinliklerde gösterildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurtulusozgen.com/?feed=rss2&amp;p=21</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>A Living Museum (2004)</title>
		<link>http://www.kurtulusozgen.com/?p=20</link>
		<comments>http://www.kurtulusozgen.com/?p=20#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Feb 2008 09:51:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Filmografi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurtulusozgen.com/?p=20</guid>
		<description><![CDATA[Belgesel Film, İngilizce, 15&#8242;
(Yönetmen)
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Belgesel Film, İngilizce, 15&#8242;<br />
(Yönetmen)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurtulusozgen.com/?feed=rss2&amp;p=20</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cumartesi (14.10.2001)</title>
		<link>http://www.kurtulusozgen.com/?p=19</link>
		<comments>http://www.kurtulusozgen.com/?p=19#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Feb 2008 09:00:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurtulusozgen.com/?p=19</guid>
		<description><![CDATA[Kurtuluş Özgen&#8217;le Türkiye&#8217;de belgesel sinema ve belgeselci olmanın incelikleri üzerine keyifli bir ropötaj yaptık.
Başlamadan önce kısaca Kurtuluş Özgen&#8217;i tanıyalım.
1971 doğumluyum. Uzun yıllardır İstanbul&#8217;da ağırlıklı olarak reklam tanıtım filmleri çekmekle meşgul oldum. Ama asıl yapmayı sevdiğim ve kendimi tanımlayı sevdiğim mesele belgesel sinema. Soranlarda da, ben belgesel sinema çekiyorum diyorum.
İstantul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi&#8217;nde Amerikan Kültür ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kurtuluş Özgen&#8217;le Türkiye&#8217;de belgesel sinema ve belgeselci olmanın incelikleri üzerine keyifli bir ropötaj yaptık.</p>
<p><em>Başlamadan önce kısaca Kurtuluş Özgen&#8217;i tanıyalım.</em></p>
<p>1971 doğumluyum. Uzun yıllardır İstanbul&#8217;da ağırlıklı olarak reklam tanıtım filmleri çekmekle meşgul oldum. Ama asıl yapmayı sevdiğim ve kendimi tanımlayı sevdiğim mesele belgesel sinema. Soranlarda da, ben belgesel sinema çekiyorum diyorum.</p>
<p>İstantul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi&#8217;nde Amerikan Kültür ve Edebiyatı&#8217;nda okudum önce. Arkasından Marmara Güzel Sanatlar, Sinema-Televizyon bölümünden mezun oldum. Daha sonra Ankara&#8217;ya geldim. İstanbul&#8217;da daha çok yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalışıyordum. Ankara&#8217;da Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi&#8217;nde kadrolu öğretim görevlisi olarak çalışmaktayım. Bir yandanda Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar&#8217;da İletişim ve Tasarım bölümünde yarı zamanlı olarak öğretim görevlisi olarak devam ediyorum. Onun dışında da hem fakülte bünyesinde hem de dışarıda belgesel çalışmalarıma devam ediyorum.</p>
<p><em>Sinema ve televizyon sektörünün bir çok farklı çalıştınız. Kendinizi neden belgeselci olarak tanımlıyorsunuz?</em></p>
<p>Ben çekirdekten yetişmeyim. Benim babamda belgesel sinemacı; Hasan Özgen. Şu an heralde yaşayan, aktif belgesel üreten en ağır, en tanınmış isimdir kendisi. Mesleğe &#8220;ahi evran&#8221; algılamasında, babamın yanında, görerek başladım. Genç yaşta başlama imkanım oldu. Lise 2&#8242;de kamera asistanlığı yapıyordum. Daha sonra piyasada serbest çalıştım bir süre. Sonra babamla çalışmaya başladım.</p>
<p>Sinema tarihçisi değilim, fakat tecrübe ettiğim ve bize öğretildiği kadarıyla söylemek gerekirse, Türkiye&#8217;de ilk belgesel diyebileceğimiz çalışmaları Süha Arın&#8217;la başlatabildik. Behlül Dal vardı, fakat o daha çok belge film diyebileceğimiz çalışmalar yapıyordu. Bende Süha Arın&#8217;ın 3. kuşak öğrencilerindenim. Babamla uzun yıllar çalıştı Süha Arın. Onun yetiştirdiği çeşitli kuşaklar var. İlk iki kuşakta benim abilerimdir aynı zamanda. 3. kuşak öğrencisi gibi görüyorum bende kendimi. Türkiye belgeseli onunla başlar. Türkiye&#8217;de belgesel denince en büyük isimde O&#8217;dur. Hemen arkasından babamlarında dahil olduğu kuşak geliyor. Onlara da baktığımızda, yine Süha Arın tarzı belgeseller ürettiler. Bu kuşaktan Hasan Özgen&#8217;i, Enis Rıza&#8217;yı, Nesli Çölgeçen&#8217;i sayabiliriz. Ardından Süha hocanın yetiştirdiği ikinci kuşak geliyor. Hakan Aytekin, Ahmet Rıza Akçı. . Aynı kuşaktan olan fakat birebir Süha Arın&#8217;ın öğrencileri olmayan Mehmet Eryılmaz var. O da çok iyi belgeselcidir. Sonraki ana kuşakta benim dahil olduğum kuşak.</p>
<p><em>Aileden belgeselci yetişen bir yönetmen olarak belgesel sinemanın günümüzdeki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?</em></p>
<p>Tabi şimdi genişledi olay. Eskiden çok daha dar alanda bir meseleydi. Şimdi belgeselin &#8220;kapitalist unsurlar&#8221; tarafındanda tüketilmeye başlaması, kapitalist anlamda da bir artı değer üretmesi olayı popüler hale getirdi. İnsanlar belgeselle çok daha fazla ilgilenmeye başladılar. Bu seferde farklı bir sıkıntı geldi meseleye. &#8220;Belgesel sinema&#8221; üretilmiyor. Ya bir takım haber programcıkları yapılıyor, ya da içinde belgede bulunan fakat magazin öğelerinin ağırlıkta bulunduğu çalışmalar yapılıyor. Onlara belgesel deniyor. Belgeselin etiket fiyatı değerli olmaya başlayınca, herkes o misyonu kendine yaklaştırmaya başladı. Bakarsak televizyonda program yapan kişiler, kendine belgeselci diyorlar. Bununla ilgili kanallar var. Belgesel tanımına bakarsak, bilgi ve belgeye dayanarak sinema yapmak. İçinde sinema disiplini ve unsurları yoksa o üretilen esere bir belgesel diyemiyoruz. Kısa tanımı bu.</p>
<p><em>Belgeselci kimdir? Kim belgesel yapar?</em></p>
<p>Belgesel derviş işidir. Ünlü olmak isteyen, popüler olmak isteyen, kendi adını bir yerlerde görmek isteyen ya da bir işten çok para kazanmak isteyen insanlar (ülkemiz için konuşuyorum) belgeselle uğraşmazlar. Aslında dünyada da böyledir. Belgesel, ünlü olunan, çok para kazanılan bir alan değildir. Ben aktif olarak İstanbul&#8217;da çalıştığım dönem reklam filmlerinden, tanıtım filmlerinden çok ciddi paralar kazandık. Bunlardan kazandığımız paraları da belgesel yatırdık. Böyle de enteresan bir hastalıktır bu iş. Ben belgeselden bu güne kadar hiç para kazanmadım.</p>
<p>Türkiye&#8217;de &#8220;ne seyrediyorsunuz?&#8221; diye mikrofonu kime çevirirseniz, halkın %90&#8242;ı &#8220;belgesel seyrediyoruz&#8221; der. Ama hiç kimse Türkiye&#8217;deki belgesel yönetmenlerini tanımaz. Gerçi belgesel yönetmenlerinin böyle bir derdi yok ama. . İşin aslına bakarsak, kimse gerçek anlamda belgeselleri, belgesel yönetmenlerini takip etmez. Son dönemde yurtdışından, özellikle Amerika merkezli bir takım popüler belgesel filmler geldi. Micheal Moore gibi. . Oscar, Cannes gibi ödüllerle filan bir parça da olsa belgeselin seyir düzeyi arttı. Bir mesele daha var. Kitle, belgeseli börtü, böcek, hayvan filmi olarak bilmektedir. Halbuki, özellikle bizim ülkemizde ağırlıklı olarak kültür, tarih, antropoloji, insan hayatı, insan dramı üzerine çalışmalar çok fazladır. Bizde çok öyle, börtü böcek belgeseli yapılmaz. Coğrafyamızın daha acil, daha insani problemleri var. Belgeselcilerde bunlarla ilgilenirler.</p>
<p>Bu işi ticari anlamda en başarılı yapan Tolga Örnek. Sinemalarda kitleye sundu yaptığı belgesel çalışmaları. Tabi çok tartışılan bir isim ama ben en azından onu şu açıdan takdir ediyorum. Büyük paralar gerektiren belgesel yapmaya nasıl ulaşılır?&#8221; meselesine kendisi bir öncü olmuştur. Kaynak bulma meselesi biz belgeselciler için ciddi bir problemdir. Onun dışında biz belgeselleri yaparız, birbirimize gösteririz, festivallerde gösteririz ve böylece tarihe bir sürü belgesel filmi bırakmış oluruz.</p>
<p><em>Peki madem bu kadar az kişiye ulaşabiliyor. Neden yapıyorsunuz bu işi?</em></p>
<p>Şöyle bir örnek vereyim kendimden. Kastamonu üzerine 2 tane belgesel filmde çalıştım. İlkinde, 1994 ya da 1995 yılında beylikler döneminden kalma çok güzel ahşap bir camiyi çektik. Aradan 3 sene geçti. Biz bir daha Kastamonu&#8217;ya gitme durumunda kaldık. Tekrar o camiye gittiğimizde, o camiinin kapısı dahil o ahşap malzemeleri yoktu, çalınmıştı. Ya da Süha Arın ve Hasan Özgen&#8217;in beraber yönettiği 10 bölümlük &#8220;Fırat Göl Olurken&#8221; diye büyük bir belgesel vardır. Onların belgelediği, bir sürü kültürel ve tarihi varlık, insan yerleşkeleri yok, sular altında kaldı. Belgeselin Türkiye&#8217;de böyle acil bir önemi var. Bilgi ve belgeye çok değer vermeyen bir toplum içinde yaşıyoruz. Toplum çok hızlı dönüşüyor. Çok hızlı dönüşmede şöyle bir erezyon yaratıyor;toplumun hafızası balık hafızasına dönüşüyor. Değerler hızla yokolup gidiyor. Siz yetiştirdiniz, belgelediniz, sonra o eser yok. O yüzden, malesef bizde yangından mal kaçırır gibi bir belgesel üretme duygusu gelişiyor.</p>
<p><em>Bir belgesel hazırlanırken hangi aşamalardan geçer?</em></p>
<p>Son yaptığım projeden örnek vereyim. Karaman bölgesi ile ilgili bir projede çalışırken göçer bir aileyle tanıştım. Daha doğrusu Sarıkeçililer diye bir aşiret. Bunlar kışlaklarını İçel-Gürnar&#8217;da tutuyorlar, yazlakları da Konya Ereğli&#8217;sinde. Bin yıldır süregelen böyle bir yaşam tarzları var. Bu tarz şu an çok büyük bir tehlike altında, yokolmak üzere. Çünkü, geldiğimiz noktada yaşama alanları ortadan kalkmak üzere. Ya köy arazisi olmuş, ya şehirleşmiş, ya karayolu gelmiş, bu tarz yaşam alanı sorunları var. Bu yaşam biçimini sürdürecek yeni kuşak ne yapsın, okusun mu gibi çelişkiler yaşıyorlar. Devletin bunlarla ilgili ürettiği hiç bir politikası yok. İşte böyle bir aileyle tanıştım. O zaman kısa bir çekimlerini yapmıştım. Çok etkilendim ve bir belgesellerini yapmak istedim. &#8220;Son Göç&#8221; isminde. . Çünkü yakında hiç kimse göçmeyecek. Yani Anadolu coğrafyasında bin yıldır süren göç kültürü artılarıyla, eksileriyle ortadan kalkacak. Bu meseleyle bir belgesel yapmak istedim. Para, pul, sponsor hiçbir şey yok. Önce bir fikirle başlıyorsun yola. Bunun bir proje dosyasını oluşturdum, fikrimi projelendirdim. Neyi amaçladığımı, bu belgeselin neyi anlatacağını ve benim kriterlerime göre kaça malolacağını belirleyen bir dosya hazırladım. Kültür Bakanlığı&#8217;na amatör kategoride başvurdum. Kültür Bakanlığı küçük bir miktar para verdi. Tabi bu belgeseli çekmek için yeterli değil. İkinci aşama sponsor arama aşaması. Buradaki tehlike de şu;filmi bir takım sponsorları güdümüne sokmadan adamlardan para istiyorsun. Çünkü bağımsız bir belgesel yapma ihtiyacın var. Onlarda bir şekilde bir kültür hizmetinde bulunarak kendi kurum değerlerini arttırmak istiyorlar. Şu görünsün, şöyle olsun, şurası bu şekilde olsun şeklinde talepleri olabiliyor filmle ilgili. Bunlara bulaştırmadan sponsor aramakta ülkemizde en zor işlerden biri. Bununla uğraştım uzun süre. Henüz kesinleşmese de, bir miktar daha benim şartlarıma uyum sağlayabilecek bir sponsor buldum. Kendi birikmiş paramdanda kullanarak &#8220;Son Göç&#8221; belgeselini yapacağım. Çekim öncesi süreç kabaca böyle. Ya da kendi paranızla yapabilirsiniz. 3-5 arkadaş bir araya gelip, paraları koyup yapılabilir. Ya da bir kurum için yapılabilir. Ya da &#8220;Rüzgarlı Sokak&#8221; belgeselinde olduğu gibi bir iletişim fakültesi bunu misyon edinir, mevcut imkanlarla bir belgesel üretmeye çalışırsınız.</p>
<p><em>Belgeselci olmak birisinin bu işe başlamadan önce bilmesi gereken önemli şeyler nedir?</em></p>
<p>Bir kere &#8220;okur-yazar&#8221; olacak. Okumayla, yazmayla ciddi ilişkisi olacak. İlginç bir şey buldum, kamerayı alıp çekeyim diye bir şey yok. Unutsunlar bunu. Amatör belgeselci, profesyonel okur-yazar olacak ve ciddi &#8220;sinema bilgisi&#8221; olacak. Yani sinema disiplinini, sinema kurallarını iyi biliyor olacak. Plan nedir, hangi durumlarda birleştirilir, hangi durumlarda birleştirilemez, sahne nedir, sekans nedir. . Bunları çok iyi bilecek. Yetinmeyecek, bir bütünü anlatabilecek entellektüel birikime sahip olacak. Yani öykü kurabilecek. Meselesini, yazı formuyla aktarabilir olacak. İlgi duyduğu belgesel konuyla ilgili her türlü bilgiyi araştıracak, okuyacak, konunun uzmanlarıyla görüşecek, onlardan danışmanlıklar alacak. . Sonra masa başında bitmiş bir bütün olacak. Sonra alana çıkacak, yeni şeylerle karşılacak. Yeni şeylere de açık olması lazım belgeselcinin, kurmaca bir film değildir belgesel. Alan hep süprizlerle doludur. Kurduğunuz yapı her zaman alandakiyle yeniden biçimlenir. Birebir kafanızdakini çekemezsiniz belgeselde. Müthiş imkansızlıklar sunar. . Sonra döndüğünüzde, önceden yapmış olduğunuz çalışmayı, alanın size sağladığı süprizleri yeniden harmanlayıp filmi ortaya çıkarıyorsunuz. En önemli şey, belgesel sinemacı asla maddi hata yapamaz. Asla yanlış ya da yalan bir şey söyleyemez. Bilgiye ve belgeye dayaranak sinema yapıyorsunuz.</p>
<p>Belgesel sinemacı yorum yapar. Belge film yapmaz. Belgeseli, belge filmden ayıran en büyük mesele budur. Sinema yapıyorsunuz ve yönetmenin bir yorumu vardır. Mevcut gerçeklerden olaya ben şöyle bakıyorum deme meselidir belgesel sinemacılıktır. Arka arkaya bir takım şeyleri koymak en fazla belge film olur. Belgesel film ile belge film arasındaki o yorum farkı, aslında koca bir sinema farkıdır.</p>
<p>Belgesel sinemacı, tarafsız, objektif olmalı gibi bir tez var. Bu yanlış. Kendi yorumunuzu ortaya koymalısınız. Burada ahlaklı durmanız gereken nokta, bilgiyi ve belgeyi tahrip etmeyeceksiniz. Yalan, yanlış, kesinleşmemiş şeyleri bilgi diye vermeyeceksiniz. Birinin yorumunu veriyorsanız da, onun yorum olduğu belli olacak.</p>
<p><em>Peki amatör olarak belgesel sinema yapmak isteyenler için ne gibi bir teknik donanım yeterli olur?</em></p>
<p>En az yarı profesyonel, CCD teknolojii olan bir kamera olması gerekiyor. Buna bağlı olarak kamera ayağı. Profesyonel bir mikrofon. Minimum olarak bu malzemelere ihtiyaç var. Genel standartlara bakarsak, bunlara en az 4 adet taşınabilir 800&#8242;lük ya da 1000 watt&#8217;lık ışık seti, ayakları, filtreleri vs. . Bir araç. Çoğunlukla ekip için bir minübüs kiralanır. Ama bununla beraber, konumuzla ilgili profesyonel danışmanlıklar alınması gerekiyor. Bunu kesinlikle unutmamak gerekiyor. Çekim sonrasında ise minumum standartlarda bir bilgisayara ihtiyacımız var. Firewire kartları sayesinde artık daha kolay oldu görüntü aktarımı. Fiyatları da gayet uygun. Amatör sinemacılar genelde Adobe Premiere kullanır. Minumum düzey için yeterlidir. Spiker kullanıcaksanız, ses stüdyosu kiralayacaksınız ya da sessiz bir oda sağlayacaksınız.</p>
<p>Bir eser üretmenin, teknik üstünlükle ya da çok pahalı şeylerle alakası yok. Bir eser üretmek, niyet, bilgi ve yürek gerektiriyor. Belgesel sinema işi kolay değildir. Aylarca sadece bir konu hakkında okursunuz. Öyle sanıldığı gibi romanti, k Indıana Jones durumları yoktur. Mesela taş ustaları ile ilgili bir belgesel çekiyorsanız, antik dönemden başlayıp taş evleri incelemeye başlarsınız. Sonra bir metin oluşturursunuz. Sonra alana çıkarsınız. Dağ, dere, tepe, toz, toprak çekim yaparsınız. Bundada çekici bir durum yoktur aslında. Şunu da söyliyeyim gençlere: Belgeselci olduğum için benle çıkan kız olmadı.</p>
<p>Sonra kurgu süreci başlar. Bu seferde haftalarca ya da aylarca bir monitorün başında, akvaryumun içindeki balık gibi gözleriniz monitore sabit rutin geceler ve günler geçirirsiniz. Dünyadan koparsınız. Aslında hafif bir şizofreni halidir bu bir şeyler üretme süreci. Ve biter. O an bir bitme duygusu yaşarsınız. Bütün süreç bundan ibarettir. Ve bu her projede tekrar eder. Sonra bir süre yüzüne bile bakmak istemezsiniz o projenin. Zaman geçer, tekrar döner değerlendirirsiniz. Süreç budur. Yani kolay, zahmetsiz bir şey değildir. Diğer üretim sürecini barındıran, resim, müzik gibi alanlardan farkı, siz bir belgesel üreterek ünlü olamazsınız. Çileli bir süreçtir. Başta dediğim gibi, hakikaten derviş işidir.</p>
<p><em>Ropörtajı klasik bir soruyla bitirelim. Belgeselci olmak isteyen gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?</em></p>
<p>Başka bir iş yaparak kazanmanız gerekiyor. Bunu bilsinler başlarken. Tolga Örnek gibi çok az gelinebilen örnekler var. Sponsorunuz dahi olsa, belgesel öyle bir süreç ki, hayatınızı idame ettirebilmek için mutlaka başka bir iş yapmanız gerekiyor. İkincisi tekrar söylüyorum, macera, heyecan filan yok yok bu işlerde. Çok çileli okuma, öğrenme safhan var, çok çileli bir çekim sahfan var, çok çileli bir kurgun sahfan var. Bunlar disiplin ve fedakarlık gerektiren bir şey. Bir de son bir hatırlatma; çok geç evleneceklerini bilsinler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurtulusozgen.com/?feed=rss2&amp;p=19</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul Neresi (2001)</title>
		<link>http://www.kurtulusozgen.com/?p=18</link>
		<comments>http://www.kurtulusozgen.com/?p=18#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Feb 2008 08:52:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Filmografi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kurtulusozgen.com/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;İstanbullu Kim&#8221; ve &#8220;İstanbul Neresi&#8221; sorularına cevap arayan bir belgeseL çalışma. İstanbul&#8217;un geçmişini ve bugününü sorguluyor. İstanbul pekçok yerden göç alıyor ancak yeni gelenler İstanbul&#8217;a uyacaklarına İstanbul onlara uyuyor.
15 dak.Türkçe ve İngilizce altyazılı. Nöbetci Ajans yapımı. Betacam sp.
(Yönetmen ve Senarist)
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;İstanbullu Kim&#8221; ve &#8220;İstanbul Neresi&#8221; sorularına cevap arayan bir belgeseL çalışma. İstanbul&#8217;un geçmişini ve bugününü sorguluyor. İstanbul pekçok yerden göç alıyor ancak yeni gelenler İstanbul&#8217;a uyacaklarına İstanbul onlara uyuyor.</p>
<p>15 dak.Türkçe ve İngilizce altyazılı. Nöbetci Ajans yapımı. Betacam sp.</p>
<p>(Yönetmen ve Senarist)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kurtulusozgen.com/?feed=rss2&amp;p=18</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
